Ekonomi

Kadının “işi” zor!

Bilindiği üzere kadınlar çalışma hayatı öncesi, eğitim alanında erkeklere göre daha düşük oranda faydalanabiliyorlar. Yüksek okullarda erkeklerin %18 i mezun oluyorken, kadınlarda bu oran sadece %13 lerde kalıyor

Bu fark çalışma hayatında daha da açılıyor. Çalışabilecek nüfusun erkeklerde %65 i çalışıyorken, kadınların sadece %27,5 çalışıyor. Çalışmayan kitlenin, detaylarına burda değinmeyeceğiz.

Çalışma hayatında bu farkın yüksek olmasından özellikle kadınların, daha kısa süre çalışmayı bırakmalarının da rolü vardır. Kadınların çalışma hayatın girmesi teşvik ediliyorken , yine de pek çok kadının 35-42 yaş arasında iş den ayrılıp, evlerine dönmeyi tercih etmesini de gözlemliyoruz.

Üniversiteyi 22 yaşında bitiren kızlarımız, heyecanla iş hayatına girdikten sonra, evlilik çocuk derken zamanla iş heyecanının bitip, bir şekilde iş hayatında çıktıklarını görüyoruz. En uzun çalışan , SGK gün sayısı olan 7000 güne kadar kendisini zorluyor. Yani yaklaşık 42 yaşına kadar bir şekilde çalışmaya devam ediyor.

Bunun iki istisnasını görüyoruz. Yani çalışmayı sürdüren 2 grup var. Bunlar müdür olanlar ve bekar olanlardır. Bu gruptaki özel sektör çalışan kadınları daha uzun süre çalışmaya devam edebiliyor. Tabi bu kamuda çalışan için geçerli değildir.Bunu kamuyla özel sektörün yıpratma oranlarının farkı olarak görmek gerekir. Evli ve çocuklu olmakla iş hayatının birlikte yürümediği sonucu da çıkabilir. Kadınların özel sektörde fazla yıpranmasıyla da ofis hastalıklarının sık görüldüğü bir ortamda kadınların sağlık nedeniyle ayrıldıklarını da görüyoruz.

Dediğim gibi kadının işi zor!

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı