Perakende

McKinsey’e göre Hazırgiyimde uzakdoğu out Türkiye in

Amerikalı danışmanlık firması Mckinsey’nin Almanya’dan RWTH Aachen Üniversitesi ile birlikte hazırladığı rapor geçtiğimiz günlerde yayınlandı. Raporda Asya’dan hazırgiyim üretiminin geri geleceğine dair öngürüler bulunmaktadır. Moda endüstrisinde müşterinin ihtiyaçları hızlı karşılanmak isteniyorsa, bu ancak şirketlerin yakın üretim bölgelerinde, temelinde otomasyon ve sürdürülebilirlilik olan bir anlayışla mümkün olabileceği raporun temelini oluşturuyor. Raporun kısaltılmış tercümesini aşağıda bulabilirsiniz.

Değişen koşullar

Büyük giyim markaları, başarılı olan yeni modellerinin tekrar siparişlerini müşterilerine bir kaç hafta içinde yollayabilmek için, artık yeni nesil internet firmalarıyla da yarışmak durumdalar. Ayrıca şirketler eski nüfuzlarını da kaybetmeye başladı. Günümüzün en popüler eğilimlerini, moda şirketlerinin tasarım departmanları değil, tüketiciler  belirlenmektedir. İlk fiyattan satış yapmanın azalmasına bağlı olarak, karlılık üzerindeki baskı artmış ve aşırı üretimin çevreye  etkisi insanları endişelendirmektedir. Buna bağlı olarak daha küçük parti büyüklüklerinde ve talep üzerine hızlı üretim artış eğilimi göstermektedir.

ABD ve Avrupalı perakendecilerin bir diğer sıkıntısı, Uzakdoğu ülkelerinden artan tüketici talebidir. Uzakdoğu’da zenginlik arttıkça ,her yıl %6 artan giyim talebi 2025 lerde dünya giyim pazarında %40 ‘a ulaşacağını gösteriyor. Bu uzakdoğulu üreticiler de artan iç piyasa talebi nedeniyle ihracat/iç piyasa dengesinde değişiklik yaratacaktır. Pek çok Çinli konfeksiyon üreticisi artan iç piyasa talebi nedeniyle, iç pazara odaklanmayı tercih etmeye başladılar.

Sezon içi Tedarik

Pazara hızlı girmek ve sezon içi tedarik, hazır giyim firmalarının başarısı için her zamankinden daha kritik diyebiliriz. ABD’li konfeksiyon yöneticilerinin yaklaşık üçte ikisi ve uluslararası  tedarik direktörlerinin yaklaşık yüzde 80’i bunların en öncelikli olduğunu söylemektedir. Sorun şu ki, kurulu moda oyuncularının çoğu yavaş ticari süreçler ve eskimiş tedarik zincirileri olan sourcing  yapılanmalarına sahipler. Bu nedenle daha çevik rakiplere ayak uydurmak için mücadele etmek de zorlanıyorlar. Yüksek satış adetleri olan giyim markaları, önümüzdeki 10 yıl içinde talep odaklı bir modele hızla yönelmedikleri sürece kazanamayacaklar.

Yakında üretim, otomasyon ve sürdürülebilirlik

20 yıl önce Avrupa ve ABD ‘li büyük giyim markaları ve perakendecileri, maliyet avantajı elde etmek için mümkün olduğu kadar Asya’ya yöneliyorlardı. O zamandan beri bu eğilim, sourcing (tedarik) planlarının  Çin’den daha düşük maliyetli Asya’nın daha avantajlı üretim ülkelerine  geçmeyi amaçlayan bir maliyet oyunu olmuştur. Bunu başarılıyla yapan perakendeciler, ürünlerini tüketicilere en iyi fiyatla sunabildiler. Şimdi soru şu; üretimde yakın bölgelere geri dönüş mü olacak?

Giyim üretimi Asya’dan geri mi geliyor?

Günümüzde moda endüstrisi , hızın marjinal maliyet avantajını yendiği ve basit sosyal uyumluluğun(compliance)  entegre bir sürdürebilirlik stratejisine yükseltildiği bir dönüm noktasındadır. Geleneksel tedarik zinciri şuan zorlanıyor. İş gücü maliyetleri birbirine yakınlaştıkça marka ve perakendeciler tedarik ve üretim modellerini daha geniş bir şekilde yeniden düşünmek zorunda kalacaklar. Alım hacimleri 500 milyon $ üzeri Amerikalı ve Avrupalı 188 üst düzey sourcing(tedarik ) yöneticisiyle yapılan aşağıdaki anket sonucuna göre yakın bölgelere eğilim artacaktır. Cevaplayanların yüzdesine göre sonuçlar;

Yakın bölgelere yönelme olursa potansiyel kazanlar, Mckinsey & Sourcing journal anket çalışması Ekim 2018

Artan yakın bölgede üretim ve otomasyon, üretim modellerinin sürdürülebilirliğini daha ileri taşıma potansiyeline sahip olması ve giyim sektöründeki dairesel ekonomiye geçişi desteklediğini görüyoruz.

Moda Değer Zinciri

Dairesel Moda Değer Zinciri, McKinsey Ekim 2018

Yakında üretim ve otomasyon ,başarılı olan dairesel  değer zincirinin en önemli kısmını oluşturacaktır. Tüketiciler geleneksel konfeksiyon üretim hatlarının çevresel etkilerinin giderek daha fazla farkına varmakta ve aşırı stokların tasfiyesine ilişkin halkın itirazları da artmaktadır. Araştırmaya katılanların %78 ‘i sürdürülebilirliğin 2025 yılına kadar hazır giyim tüketicileri için önemli bir satınalma faktörü olacağını gösteriyor. Pek çok konfeksiyon firması için bu yeni talepler göz korkutucu görülebilir. Çünkü bu firmaların teslim süreleri uzun, üretim süreçleri yavaş yapıdadır. Peki ne yapabilirler? Cevap yakın bölgede üretim,otomasyon ve sürdürebilirlik konularında cesur ama disiplinli dengeli yatırımlar yapmaktır. En önemlisi bunu hemen yapmaktır. Ankete katılanların %79 u hız için, yakınlarda üretime yönelik bir adım atılmasının süreci hızlandıracağını düşünüyor.

Maliyetler

Uzakdoğu da ücretler arttıkça ,üretim eskisi kadar avantajlı olmamaktadır. Çin’de 2005 ‘de ABD ‘nin onda biri olan ücretler, bugün sadece üçte bir seviyesindedir. ABD’nin yanındaki Meksika ise, Çin’den daha ucuz işçi ücretlerine sahiptir. Benzer şekilde Avrupa’nın yakın üretim bölgesi Türkiye’de 2005 de Çin’e göre 5 kat fazla ücret farkı varken, 2017 de bu sadece 1,6 kata inmiştir.(2018 Ağustos’daki kur değişimi sonrası Çin’den ucuz olma ihtimali yüksektir.)

Günümüzde, yakında üretim sadece düşük maliyetli bir fiyat perspektifinden bile bakıldığında, çoğu durumda navlun ve gümrük vergilerindeki tasarruflardan ötürü, daha ekonomik olarak görülebilir. Örneğin, Bangladeş veya Çin’den Meksika’ya jean üretimi yaptıran ABD’li bir giyim firması, daha yüksek fiyattan satış yapmadan bile marjını koruyabilir hatta hafifçe artırabilir. Avrupa için, Bangladeş’ten tedarik edildiğinde birim maliyetler önemli ölçüde düşüktür. Ancak Çin’den Türkiye‘ye yönelme daha ekonomik olabilir. Örneğin denim için verilen maliyetler, Türkiye’den tedarik edildiğinde yüzde 3 daha düşük olabilir.

Jean pantolonun ülkelere göre maliyetleri , McKinsey Ekim 2018

Giyim sektörü talep odaklı, çevik bir tedarik modeline doğru ilerlerken ve işgücü maliyetleri yükseldikçe, otomasyon, işgücü verimliliğini, iş hacmini ve esnekliğini artırmada önemli bir rol oynayacaktır. Bazı ürünler için, otomasyon sadece Avrupa ve ABD giyim perakendecileri ve markaları için daha cazip hale getirmekle kalmaz, aynı zamanda ABD’de üretimi de ekonomik açıdan uygun hale gelir.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı